Biyografi
1985 yılında Bitlis’in Tatvan ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise öğretimini Tatvan’da tamamladı.
2007 yılında İstanbul Üniversitesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji bölümünde başladığı lisans eğitimini 2012 yılında tamamladı. 2008 yılında TRT Çocuk kanalında yayınlanan Oyunbaz Sorular adlı TV programında asistan olarak çalıştı. 2010 yılında ilk kez Alpay Ekler’in “Tasavvufi Karagöz” adlı oyununda çıraklık yaparak Karagöz hayatına başladı. 2011 yılında UNIMA İstanbul’un açtığı Tacettin Diker, Orhan Kurt ve Metin Özlen’in de ders verdiği Karagöz kursunda Karagöz yapım ve oynatım eğitimi aldı. Birçok Karagöz ve Kukla oyununda Alpay Ekler, Sibel Tomaç ve Deniz Karalar’a yardaklık yaptı. UNIMA İstanbul’un projelerinde farklı görevler aldı. 2009 yılında Tiyatro Merdiven’le tanıştı. Tiyatro Merdiven’de “Ne Oldu Bize”, “Aşk Grevi”, “Mada”, “Hıyarapol”, “Woyzeck” ve “Duruşma Gecesi”, Tiyatro Teğet’te ise “Peruz Hanım” “Gürbüz’ün Hürmüzleri”, “Aşk Olsun Meşk Olsun”, “Vakvak, Yılanlı Asa ve Son Karagöz Tozu” ve “Gülanım” adlı oyunlarda dramaturgluk ve yönetmen yardımcılıkları yaptı. 2014 yılında İstanbul Devlet Tiyatrolarında “Küçük Karabalık” adlı oyunda oynadı. Zeytinburnu Muhsin Ertuğrul Mesleki Eğitim Merkezi, Mazıdağı Halk Eğitim Merkezi, Kızıltepe Halk Eğitim Merkezi ve Zeytinburnu Halk Eğitim Merkezi’nde yetişkinlere yönelik Uygulamalı Tiyatro ve Yaratıcı Drama eğitmenliği yaptı. 2015-2016 yılları arasında Mardin Müzesinde; Karagöz, tiyatro ve drama eğitmeni olarak çalıştı. Müzede kurduğu perdeyle bir buçuk yıl boyunca Mardin ve çevresinde yaşayan çocuklara oyunlar oynattı. 2017 Yılında Kültür Bakanlığının maddi desteğiyle Müzede Karagöz projesini gerçekleştirdi. Tiyatro Merdiven’in Mahallemde Tiyatro projesinde Proje koordinatörlüğü ve dramatik yazarlık eğitmeni görevlerinde bulundu. Osmanlıca ve Kürtçe eser çevirilerinin yanı sıra “Bir Otomobil Delisi”, “Mualla’nın Halleri”, “Üç Maymun”, “Salon” ve “Salondaki Yabancı” tiyatro oyunları ile “Karagöz Müzede”, “Karagöz Muhtar”, “Karagöz - Yusuf ile Züleyha”, “Karagöz Takasçı”, “Karagöz Kaplumbağa Terbiyecisi”, “Karagöz’ün Eşeği” ve “Karagöz Şarkı Yarışmasında” adlı Karagöz oyunlarını yazdı. 2022 yılında İstanbul Karagöz Festivali kapsamında “Yaşayan İnsan Hazinesi Alpay Ekler Özel Ödülü”nü almıştır. Tiyatro Merdiven tarafından sahnelenen “Üç Maymun” adlı oyunuyla 2023-2024 sezonu Üstün Akmen Tiyatro ödüllerinde Yılın Yerli Oyun Yazarı dalında ödüle aday gösterilmiştir.
Tiyatro Oyunları
Bir Otomobil Delisi
Tür: Komedi - Dram
Bölüm: Tek Perde
Oyuncu: 1 Kadın - 8 Erkek
Oyun Konusu
“Bir Otomobil Delisi”, geçim sıkıntısı çeken bir devlet memurunun, toplumsal saygınlık uğruna yaptığı fedakârlıkların yaşadığı talihsizliklerle nasıl bir trajediye dönüştüğünün anlatısıdır. Bahtiyar, bir devlet dairesinde düşük maaşla çalışan bir kalem memurudur ve eski, arızalı arabası yüzünden hem alay konusu olmakta hem de sık sık zor duruma düşmektedir. Saygınlık kazanmak ve küçük düşmemek adına borç harç ve taksitle yeni bir araba satın alır. Bunun yarattığı ekonomik yük onu sıkıntıya soksa da yeni arabasıyla birlikte itibar da kazanmıştır. Fakat bu durum kısa sürecektir. Bir davet dönüşü, yeni arabasıyla şehrin sokaklarında turlarken önü kesilip arabası gasp edilir. Olay, 12 Eylül 1980 darbesi gecesi yaşandığından derdini anlatacağı ve hakkını arayabileceği bir muhatap bulamaz. Yaşadığı adaletsizlik ve ilgisizlik, akli dengesini kaybetmesine neden olur. Bir süre sonra da söylediklerinden ötürü tutuklanıp cezaevine atılır. Herkes, Bahtiyar’ın deli olduğu konusunda hemfikir olsa da başkalarına emsal olmaması adına onun tahliye edilmesine kimse yanaşmaz. Delilikle suçlanan, cezalandırılan ve sonunda hapishanede işkencelere dayanamayarak hayatını kaybeden Bahtiyar, şehirde bir efsaneye dönüşür. Artık zenginlerin ve kendisine bu haksızlığı yaşatanların karşılarına çıkıp arabalarını gasp eden “otomobilli bir hayalet” vardır.
Mualla'nın Halleri
Tür: Müzikli Komedi - Dram
Bölüm: Tek Perde
Oyuncu: 10 Kadın - 5 Erkek
Oyun Konusu
Dört bölümden oluşan oyunda, tarihin farklı dönemlerine damgasını vurmuş bir Mualla konu edilmektedir.
1. Bölüm: Katı Mualla
Padişah Memnun’un gözdesi haseki sultan Mualla, kendi şehzadesini tahta çıkarmak için türlü entrikalar çevirmektedir. Bu da onu halkın nazarında katı ve acımasız bir kişiliğe büründürür. Padişahın beklenmedik ölümü sonrası başka hasekiden olan büyük şehzadenin tahta çıkmasıyla Mualla’nın tüm planları alt üst olur. Entrikacı Mualla artık çocuğunu hayatta tutmak için mücadele eden bir anneye dönüşür. Ancak Mualla çocuğunu hayatta tutamaz. Oğlu öldürülen Mualla, tarihin hengamesi içinde yok olur.
2. Bölüm: Sıvı Mualla
Güzelliği dillere destan olmuş Mualla ile Mennan birbirlerine ilk görüşte aşık olurlar. Aşkları ve gizli buluşmaları dedikodulara sebep olur. Mennan, Mualla’yı babasından ister ancak babası Mualla’yı kolay kolay Mennan’a vermeyecektir. Ona sonu ölüm olacak bir görevi şart koşar. Mennan görevi yerine getirmeye çalışırken ölür. Mennan'ın ölüm haberiyle yıkılan Mualla evi terk eder, kayıplara karışır.
3. Bölüm: Gaz Mualla
Bir zamanlar sesiyle, güzelliğiyle herkesi büyüleyen Mualla, yaş aldıkça eski ihtişamını kaybeder ve düşüşe geçer. Şöhretini borçlu olduğu Mahsun, Mualla'nın çöküşüyle birlikte ona sırt çevirir. Uyuşturucu batağına saplanan Mualla, zamanla yalnızlaşır ve yoksullaşır. Hayatta kalan tek destekçisi, çocukluğundan beri yanından ayrılmayan dadısıdır. Geçim sıkıntısı yaşayan Mualla, yeniden Mahsun’un kapısını çalar. Mahsun yardım etmeyi kabul eder, ancak bunu yine kendi çıkarı için yapar. Televizyon ekranlarında hayatı üzerinden prim yapılmasına dayanamayan Mualla, yaşadığı karanlıktan kurtulmanın yolunu intiharda bulur.
4. Bölüm: Plazma Mualla
Katı, Sıvı ve Gaz Mualla gökyüzünde buluşurlar. Aslında üç Mualla tek kadının üç farklı halidir. Üç kadın bir olup sonsuzluğa giderler.
Salon
Tür: Dram
Bölüm: Tek Perde
Oyuncu: 1 Kadın - 2 Erkek
Oyun Konusu
Salih ve Saliha, anne ve babasıyla aynı evi paylaşan iki kardeştirler. Salih bir evlilik yapmış ve boşandıktan sonra da aile evine geri dönmüştür. Her gece eve geç saatlerde sarhoş bir şekilde dönen Salih’ten, babası Hacı Sıddık son derece rahatsız olmaktadır. H. Sıddık dindar bir adamdır ve oğlunun bu halini kaldıramaz ve istisnasız her an evin içerisinde geçimsizlik, kavga söz konusudur. Huzursuzluğu sevmeyen ve devamlı olarak ikisini yatıştırmak zorunda kalan evin kızı Saliha ise bu gergin ortamda yaşamaktan dolayı oldukça mutsuzdur. Salih’in eve sarhoş gelişlerini Saliha her ne kadar gizlemeye çalışsa da H. Sıddık her defasında seslere uyanır ve utanç tablosu saydığı oğlunu o halde görünce münakaşa çıkarır.
Salih’in yine sarhoş geldiği bir gecenin sabahı eski eşi Serap aileyi arayıp Salih’in nafakayı yatırmadığından şikayet eder. Saliha olayı halletmeye çalışsa da Salih nafaka parasını gece hatırlamadığı bir sebepten dolayı kullanmıştır. İki kardeş ne yapacaklarını düşünürken, babaları içeriye sinirli bir şekilde girer ve Serap’ın kendisini de arayıp durumu haber verdiğini söyleyerek oğluna hakaretler savurur. Baba oğulun arasında sert bir tartışma yaşanır ve Salih evi terk eder.
Bir kaç gün sonra Saliha ikilinin yan yana gelip yüzleşmesini ve sorunlarını çözmesini talep eder. Salih yeni bir işe girmiştir ve arkadaşında kalmaktadır. Saliha çağırınca konuşmak üzere eve döner. Baba oğul yüzleşme gerçekleştirmeye çalışsalar da bu durum pek de Saliha’nın tahayyül ettiği gibi olumlu bir adım atmaya benzememektedir. Çok geçmeden Saliha’nın telefonu çalar ve kötü bir haber ulaşır. Salih’in eski eşinden ve kızından gelen bu acı haberin sarsıntısıyla sahne kararır.
Salondaki Yabancı
Tür: Dram - Komedi
Bölüm: Tek Perde
Oyuncu: 1 Kadın - 2 Erkek
Oyun Konusu
Tüm oyun, 2005 yılında, İstanbul’da bir apartman dairesindeki salonda geçmektedir.
Salonda Leyla’nın eve gelmesini bekleyen Hürmüz, Leyla’nın yeni tanıştığı yabancı bir erkeği eve getirmesiyle birlikte sarsılır. Yıllardır evli olduğu kadına bunu konduramayan Hürmüz, bir yandan şaşkın bir yandan da öfkeli bir biçimde Leyla’nın tanımadığı bir adamı (Meftun’u) eve neden getirdiğini sorgulamaya başlar. Ancak ne Leyla ne de Meftun, Hürmüz’ün söylediği hiçbir şeye cevap vermezler. Onu görmemekte ve duymamaktadırlar. Çok geçmeden Meftun ile Leyla arasında geçen sohbetlerden Hürmüz’ün yıllar önce vefat ettiğini öğreniriz. Durumdan bihaber Meftun ve Leyla ise evdeki hayaletin önünde tanışmaya ve samimiyeti ilerletmeye çalışırlar. Hürmüz ise çaresiz bir şekilde eski karısının (Leyla) yabancı bir adamla (Meftun) birlikte olmasını engellemeye çalışır. Birbirlerini tanıma sürecinde Leyla, Meftun’un giyim tarzı, saç şekli gibi zevklerine müdahale etmeye başlar. Bir süre sonra Meftun, Leyla’nın kendisini eski kocasına benzetmeye çalıştığını fark eder. Kocasının ölümüyle beraber yarım kaldığını hissettiği bazı duyguları Meftun’da diriltip yaşatmaya çalışan Leyla, geçmişe saplanıp kalmıştır. Hürmüz’ün hayaleti aslında Leyla’nın kafasının içindedir. Leyla, bu durumdan kurtulmak için hayaleti yok edecek olan geçmişle bağını kesmek zorundadır.
Üç Maymun
Tür: Dram - Komedi
Bölüm: Tek Perde
Oyuncu: 1 Kadın - 3 Erkek
Oyun Konusu
Üç bölümden oluşan oyun, Mediatos Meyhanesi’nin özel bir odasında geçmektedir.
Birinci Bölümde, Tüccar Antos ve Ozan Meletos, halktan para toplamak için bir gerekçe aramaktadır. Sonunda aradıkları bahaneyi bulurlar: Tanrılar adına bir tapınak inşa etmek! Ancak bu planın önünde bir engel vardır: Sokrates. Onu saf dışı bırakmak için bir yargılama planı kurarlar. Bu sırada, Sokrates’in öğrencileri tarafından protesto edildiği için ona öfkeli olan politikacı Lycon meyhaneye gelir ve Sokrates’i yargıya götürebilecek bir gerekçe öne sürer: Tanrıları inkâr etmek, yeni tanrılar icat etmek ve gençleri bu fikirlerle zehirlemek.
İkinci Bölümde, Sokrates’in yargılanmasına ara verilmiştir ve savunması Atina’da büyük bir kargaşaya neden olmuştur. Meletos ve Lycon, mahkemenin aleyhlerine karar vermesinden endişelidir. Buna karşın Anytos rahattır; çünkü meclis üyelerinin bir kısmını rüşvetle, diğer kısmını ise şantajla kontrol altına almıştır. Anytos’un, yalnızca meclis üyelerini değil, Lycon ve Meletos’u da takip ettirdiği ortaya çıkar. Bu bölümde, üçlü arasındaki çıkar çatışmaları ve birbirlerine karşı çevirdikleri oyunlar su yüzüne çıkar. Ancak ortak çıkarları uğruna bu sırları örtbas ederler. Tüm bu sırların tek tanığı ise aynı zamanda Sokrates’in sevgilisi olan hayat kadını Theodote’tur.
Üçüncü Bölümde, Anytos, Meletos ve Lycon, hem ölümünün üzerinden üç yıl geçmiş Sokrates için düzenlenecek anma töreni hem de halktan topladıkları parayla inşa ettirdikleri mabedin açılış hazırlıkları için meyhanede buluşurlar. Mabet artık tamamlandığı için yeni bir para toplama bahanesine ihtiyaç duyarlar. Bu kez gerekçe, Sokrates adına kurulacak bir akademidir. Meletos ve Anytos, anma törenine katılmak üzere meyhaneden ayrılır; Lycon ise Theodote ile baş başa kalır. Lycon’un karanlık bir sırrı vardır: Bu sırrı bilen herkes ortadan kaldırılmıştır. Geriye yalnızca bir kişi kalmıştır: Theodote. Uzun bir sohbetin ardından Lycon, Theodote’a şarap ikram eder ve ondan bir mektubu okumasını ister. Bu, Theodote’un kendi intihar mektubudur. Farkında olmadan kendi ölüm fermanını okuyan Theodote, Lycon’un ona sunduğu, kendi yaptığı şarapla zehirlenir. Böylece oyun, bir trajedinin kapanışıyla son bulur.